"Bu akşam bütün köy düğün evindeydi." cümlesinde evlerin, tarlaların, yolların düğüne gittiği düşünülmez; köy söylenmiş, köyde yaşayan insanlar kastedilmiştir. Köy ile köylüler arasında bir benzerlik yoktur; aralarındaki bağ, insanların o yerde yaşamasıdır. İşte ad aktarmasının özü budur: Benzetme olmadan, bir ilişkiye yaslanarak bir adı başka bir adın yerine koymak.
Ad Aktarmasını Doğuran İlişkiler
Aşağıdaki gruplama, söylenen ile kastedilen arasındaki bağın türüne göre yapılmıştır. Bir cümlede ad aktarması bulduğunuzda bu bağı adlandırabilmek, hem sanatı doğru tespit etmenizi hem de "benzer sanat hangi seçenekte?" sorularını çözmenizi kolaylaştırır.
Mekân ve içerik ilişkileri
- Kap söylenir, içindeki kastedilir: "Bir tabak daha yedi." (yemek) · "Çaydanlık kaynıyor, ocağı kapat." (içindeki su) · "Sobayı yak da ısınalım." (içindeki yakıt)
- Yer söylenir, oradakiler kastedilir: "Bütün köy düğün evindeydi." (köylüler) · "Gol olunca stadyum ayağa kalktı." (seyirciler)
- Şehir ya da bina söylenir, oradaki yönetim kastedilir: "Ankara bu teklife olumlu baktı." (hükümet) · "Belediye yolları kumlamaya başladı." (görevliler)
- Yön söylenir, o yöndeki bölge ya da ülkeler kastedilir: "Güney, yaz aylarında turistlerle dolar." (güney bölgeleri) · "Kuzeyin sert kışları bu yıl erken başladı."
Parça, bütün ve kullanım ilişkileri
- Parça söylenir, bütün kastedilir: "Kalabalık bir aileydi; evde sekiz boğaz besliyordu." (sekiz kişi) · "Kırk yaşına geldi, hâlâ başını sokacak bir çatısı yok." (ev)
- Bütün söylenir, parça kastedilir: "Bıçakla elimi kestim." (parmağımı) · "Arabayı yıkattım ama içi hâlâ kirli." (dış yüzeyini)
- Giysi ya da eşya söylenir, onu kullananlar kastedilir: "Cüppeler duruşma salonunu doldurdu." (hâkim ve avukatlar) · "Ambulans yaralılara on dakikada ulaştı." (sağlık ekibi)
- Araç söylenir, onunla yapılan iş ya da üslup kastedilir: "Ressamın fırçası doğayı bambaşka renklerle yakalar." (resim yapma biçimi) · "Sol ayağı çok güçlü bir oyuncudur." (top oynama becerisi)
Kavram ilişkileri
- Sanatçı söylenir, eseri kastedilir: "Bütün sınıf Yunus Emre okudu." (şiirlerini) · "Bu akşam biraz Itri dinlemek istiyorum." (bestelerini)
- Somut söylenir, soyut kastedilir: "Kafanı kullan, aceleyle karar verme." (aklını) · "Yüreği olan öne çıksın." (cesareti)
- Soyut söylenir, somut kastedilir: "Gençlik meydanlarda bayram coşkusunu yaşadı." (gençler) · "Bilim bu konuda son sözünü henüz söylemedi." (bilim insanları)
- Sonuç söylenir, neden kastedilir (ya da tersi): "Bu evin her tuğlasında babamın alın teri var." (emeği; ter, emeğin sonucudur)
Ad Aktarmasını Diğer Sanatlardan Ayırmak
Ad aktarması ile kişileştirmeyi ayırmanın pratik yolu, cümledeki eylemi kimin gerçekten yaptığını sormaktır. "Stadyum ayağa kalktı." cümlesinde ayağa kalkan stadyumun kendisi değil, içindeki insanlardır; dolayısıyla ad aktarması vardır. "Ağaçlar dans ediyordu." cümlesinde ise dans eden gerçekten ağaçlardır ve onlara insana özgü bir davranış yüklenmiştir; bu da kişileştirmedir.
- "Gerçekte kim/ne?" sorusunu sorun: Cümlede söylenen varlık değil, ilişkili başka bir varlık kastediliyorsa ad aktarması vardır.
- "Gibi" sözcüğünü eklemeyi deneyin: Cümleye "gibi" yerleşiyorsa benzetme vardır, ad aktarması değildir.
- Bağı adlandırın: kap-içerik, yer-insan, parça-bütün, eşya-kullanan, sanatçı-eser, somut-soyut, neden-sonuç.
- Özel adlara dikkat edin: Şehir, ülke ya da sanatçı adı geçen kısa cümleler çoğu zaman ad aktarması içerir.
Çözümlü Örnekler
A) Rüzgâr bütün gece pencerede ağladı.
B) Gözleri gece gökyüzündeki yıldızlar gibi parlıyordu.
C) Son dakikada gelen golle stadyum ayağa kalktı.
D) İçimde dağlar kadar büyük bir özlem birikmişti.
E) Telefondaki tatlı ses hepimizi rahatlattı.
A) Kalabalık bir aileydi; evde sekiz boğaz besliyordu.
B) Çaydanlık kaynıyor, ocağı kapat.
C) Edebiyat dersinde Fuzuli okuduk.
D) Ankara bu teklife olumlu baktı.
E) Gençlik meydanlarda bayram coşkusunu yaşadı.
A) Yemeği çok beğenince bir tabak daha yedi.
B) Cüppeler duruşma salonunu doldurmuştu.
C) Sobayı yak da biraz ısınalım.
D) Kafanı kullan, aceleyle karar verme.
E) Ağaçlar rüzgârda ağır ağır dans ediyordu.
A) Ulu Önder'in sözleri bugün de yol göstericidir.
B) Bu akşam biraz Itri dinlemek istiyorum.
C) Bütün sınıf şiir okumaya bayıldı.
D) Ozanın sözleri kuşaktan kuşağa aktarıldı.
E) Yazar, son kitabını çocuklarına adamış.
A) Misafirlere ikişer bardak ikram ettik.
B) Bütün apartman yangın tatbikatına katıldı.
C) Bu kadar zor bir işe girişmek yürek ister.
D) Arabayı yıkattım ama içi hâlâ kirli.
E) Bu akşam biraz Yunus Emre okuyalım.