Üye Ol

Ana sayfa › Konu anlatımları › Türkçe

İkilemeler — KPSS Türkçe Konu Anlatımı

🔑 İkileme: Anlamı güçlendirmek, süreklilik, çokluk ya da yaklaşıklık bildirmek amacıyla aynı sözcüğün tekrar edilmesiyle ya da anlamca veya sesçe birbirine uyan iki sözcüğün yan yana getirilmesiyle oluşan kalıplaşmış söz öbeğidir: derin derin, sağ salim, az çok, yırtık pırtık, abur cubur, tıkır tıkır.

İkilemeler Türkçenin en canlı anlatım araçlarındandır. Tek bir sözcükle anlatılabilecek bir durum, ikilemeyle hem daha etkili hem de daha ritimli hâle gelir: "Yavaşça yürüdü." ile "Ağır aksak yürüdü." arasında yalnızca anlam değil, duygu ve görüntü farkı da vardır. İkilemeler aynı zamanda kalıplaşmış öbeklerdir; ögelerinin sırası çoğu zaman değiştirilemez ("az çok" denir, "çok az" başka bir anlam taşır).

Ögelerin Anlamına Göre İkilemeler

Bir ikilemenin türü, onu oluşturan sözcüklerin anlamlı olup olmamasına ve birbirleriyle kurdukları anlam ilişkisine göre belirlenir. Bu bakımdan ikilemeleri üç büyük aile içinde toplayabiliriz:

1) Her iki ögesi de anlamlı olanlar

2) En az bir ögesi anlamsız olanlar

3) Ses taklidine dayananlar

Bu son grup, Türkçenin ses taklidiyle sözcük üretme gücünü gösterir ve bu yüzden aşağıda ayrıca ele alınmıştır.

Ses Taklidinden Doğan Sözcükler: Yansımalar

🔑 Yansıma sözcük: Doğadaki canlı ya da cansız varlıkların çıkardığı seslerin taklit edilmesiyle oluşan sözcüklerdir: çıt, vızz, tak, cıvıl, hışır, gıcır, şırıl. Yansımalar tek başına kullanılabildiği gibi tekrar edilerek ikileme de oluşturur.

Bir sözcüğün yansıma sayılabilmesi için çıkış noktasının mutlaka bir ses olması gerekir. Gözle algılanan parlama ya da hareket bildiren tekrarlar, kulağa yansıma gibi gelse de yansıma değildir: "Deniz güneşin altında parıl parıl parlıyordu." cümlesindeki "parıl parıl" bir ışığı; "Gözleri fıldır fıldır dönüyordu." cümlesindeki "fıldır fıldır" bir hareketi anlatır. Bunlar sesle değil görmeyle ilgili olduğundan yansıma sayılmaz.

Yansımalar Türkçede yeni sözcüklerin de kaynağıdır. "-da/-de" ve "-la/-le" gibi eklerle fiil, bu fiillerden de ad türetilir: "gıcır → gıcırdamak → gıcırtı", "şırıl → şırıldamak → şırıltı", "gür → gürlemek" ve "gürül → gürültü". Bu yüzden "gürültü", "çatırtı" ya da "gıcırdamak" da yansıma kökenli sözcüklerdir.

⚠️ Önemli: Ses taklidinden doğmuş bir sözcük mecazlaşarak bambaşka bir anlama geçtiğinde artık bir sesi taklit etmez ve yansıma niteliğini yitirir. "Saatin tıkırtısı uyutmadı." cümlesinde bir ses vardır; "Bu aralar işler tıkırında." cümlesinde ise "tıkırında" yolunda gitmek, düzgün işlemek anlamındadır ve ses taklidi olarak değerlendirilmez.

Biçimine Göre İkilemeler

İkilemeler yalnızca yan yana iki sözcükle değil, çeşitli eklerle ve kalıplarla da kurulabilir:

İkilemelerin Cümleye Kattığı Anlamlar

İkilemelerin türünü bilmek kadar cümleye ne kattığını görmek de önemlidir; paragraf ve cümle anlamı sorularında ikilemenin işlevi sorulabilir:

⚖️ İkileme ne anlatıyor?
Pekiştirme: "Derin derin iç çekti." → eylemin yoğunluğu artar.
Süreklilik ve tekrar: "Kapıyı tık tık çaldı." → eylemin art arda yinelendiği anlatılır.
Çokluk ve dağılım: "Konuklar bölük bölük geldi." → birden çok grup, sırayla.
Yaklaşıklık: "Üç beş kişi toplandı.", "Az çok anlıyorum." → kesin olmayan bir miktar.
Küçümseme ve benzerleri: "Kitap mitap okumaz." → kitap ve benzeri şeyler, hafif bir küçümsemeyle.

Yazımı

Bir ikilemenin ögeleri her zaman birbirinden ayrı yazılır; ögelerin arasında virgül ya da başka bir noktalama işaretine yer yoktur: "bölük bölük", "sağ salim", "yırtık pırtık". Sık yapılan bir yanlış, aynı sözcüğün tekrarında araya virgül koymaktır ("bölük, bölük" yanlıştır). İkilemeleri, "masmavi, sapsarı, büsbütün" gibi pekiştirmeli sözcüklerle de karıştırmamak gerekir; pekiştirmeli sözcükler tek sözcüktür ve bitişik yazılır.

💡 Bilgi: Her iki sözcük tekrarı ikileme değildir. "O gün gün batımını izledik." cümlesinde "gün" sözcüğü iki kez geçer, ama ikisi ayrı ögelere aittir ("o gün" zaman, "gün batımı" nesne) ve kalıplaşmış bir öbek oluşturmaz. İkileme için iki sözcüğün birlikte tek bir anlam birimi oluşturması gerekir.
📌 KPSS'de sık çıkan: İkilemeler sınavda dört yoldan gelir: (1) Belirli bir türde (karşıt anlamlı, yansıma, anlamsız ögeli) ikilemenin bulunduğu cümleyi seçme, (2) Bir paragrafta hangi ikileme türünün bulunmadığını tespit etme, (3) Yansıma sözcük bulunmayan cümleyi bulma (çeldirici: "parıl parıl" gibi görsel tekrarlar), (4) Yazım ve noktalama sorularında ikilemenin arasına konmuş virgülü yakalama.
🧠 Pratik bilgi: İkilemeyi çözümlemenin adımları
  • Ögeleri ayırın ve her birinin tek başına bir anlamı olup olmadığına bakın.
  • İkisi de anlamlıysa aralarındaki ilişkiyi adlandırın: aynı, eş, yakın ya da karşıt.
  • Ögeler bir sesi taklit ediyorsa yansıma; bir ışık ya da hareketi anlatıyorsa yansıma değildir.
  • Araya ek ya da soru eki girmişse biçim bakımından türünü de not edin.

Çözümlü Örnekler

✏️ Örnek 1
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde karşıt anlamlı sözcüklerle kurulmuş bir ikileme vardır?
A) Yaşlı adam pencerenin önünde derin derin iç çekti.
B) Akşam yorgun argın eve döndü.
C) Akşam yemeği yerine abur cubur yiyip yattı.
D) Saat duvarda tıkır tıkır işliyordu.
E) Bu kitabı az çok herkes okumuştur.
Çözüm: E. "Az" ve "çok" aynı miktar ekseninin iki ucudur; birlikte "aşağı yukarı, bir ölçüde" anlamı kazanmışlardır. A'da aynı sözcüğün tekrarı, B'de eş anlamlı sözcükler, C'de iki anlamsız öge, D'de yansıma sözcüklerle kurulmuş ikilemeler vardır.
✏️ Örnek 2
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde iki ögesi de tek başına anlamsız olan bir ikileme kullanılmıştır?
A) Çocuk yırtık pırtık bir ceketle okula gelmişti.
B) Bayramda çoluk çocuk bütün aile toplandı.
C) Haberi alınca apar topar yola çıktı.
D) Uzun yolculuktan sonra sağ salim döndüler.
E) Bu aralar iş güç yüzünden kimseyi göremiyorum.
Çözüm: C. "Apar" ve "topar" tek başına bir anlam taşımaz; birlikte "aceleyle, telaşla" anlamını verir. A'daki "yırtık" ve B'deki "çocuk" anlamlı, yanlarındaki ögeler anlamsızdır. D'de eş anlamlı, E'de yakın anlamlı iki anlamlı sözcük kullanılmıştır.
✏️ Örnek 3
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yansıma sözcük kullanılmamıştır?
A) Deniz, öğle güneşinin altında parıl parıl parlıyordu.
B) Eski kapı her açılışta gıcırdıyordu.
C) Duvardaki saat gece boyunca tıkır tıkır işledi.
D) Ayaklarımızın altındaki kuru yapraklar hışırdıyordu.
E) Arka sıradaki öğrenciler mırıl mırıl konuşuyordu.
Çözüm: A. "Parıl parıl" bir ışığın parlamasını anlatır; görme duyusuyla algılanan bir durumdur, bir sesi taklit etmez. Bu yüzden yansıma sayılmaz. B'de gıcırdamak, C'de tıkır tıkır, D'de hışırdamak, E'de mırıl mırıl ses taklidine dayanan yansıma kökenli sözcüklerdir.
✏️ Örnek 4
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikilemenin yazımında yanlışlık yapılmıştır?
A) Çocuklar düşe kalka büyür.
B) Öğretmen, ödevleri tek tek kontrol etti.
C) Eski mektup elden ele dolaşıp bize ulaştı.
D) Misafirler, bölük, bölük salona geçti.
E) Satıcı bütün mahalleyi kapı kapı dolaştı.
Çözüm: D. İkilemeyi oluşturan sözcüklerin arasına hiçbir noktalama işareti konmaz; doğru yazım "bölük bölük" olmalıdır. Diğer seçeneklerdeki ikilemeler kurala uygun biçimde, ayrı ve işaretsiz yazılmıştır.
✏️ Örnek 5
Sabahın erken saatinde bahçeye çıktık. Kuşlar cıvıl cıvıl ötüyor, irili ufaklı çiçekler rüzgârda salınıyordu. Dedem yorgun argın kulübeden çıktı, yırtık pırtık şapkasını başına geçirip fidanları tek tek sulamaya başladı.

Bu parçada aşağıdaki ikileme türlerinden hangisine örnek yoktur?
A) Yansıma sözcüklerle kurulan
B) İki ögesi de anlamsız olan
C) Karşıt anlamlı sözcüklerle kurulan
D) Eş anlamlı sözcüklerle kurulan
E) Aynı sözcüğün tekrarıyla kurulan
Çözüm: B. Parçada "cıvıl cıvıl" yansıma, "irili ufaklı" karşıt anlamlı, "yorgun argın" eş anlamlı, "tek tek" tekrar yoluyla kurulmuş ikilemelerdir. "Yırtık pırtık" ikilemesinin ilk ögesi anlamlıdır; iki ögesi de anlamsız olan bir ikileme parçada yoktur.
✏️ Örnek 6
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikileme, tamlama kalıbında kurulmuştur?
A) Haberi kulak kulağa duyurdular.
B) Eski fotoğraflar elden ele dolaştı.
C) Köyün en sevilen gencidir, yiğitler yiğidi bir delikanlı.
D) Temiz mi temiz bir oda tuttuk.
E) Misafirlerini kapıya kadar güle güle uğurladı.
Çözüm: C. "Yiğitler yiğidi" öbeğinde aynı sözcük ilgi ve iyelik ekleriyle tamlama biçiminde tekrarlanmış, "yiğitlerin en yiğidi" anlamı kazanmıştır. A ve B'de ikileme hâl ekiyle, D'de soru ekiyle, E'de zarf-fiil ekiyle kurulmuştur.
Bu konunun testlerini çözmek ister misin?

Türkçe dersinin bu ünitesindeki testler üye olmadan da açık. Bütün üniteler, deneme sınavları ve sana özel çalışma programı için ücretsiz üye ol.

Üye olmadan dene / Üye ol