Üye Ol

Ana sayfa › Konu anlatımları › Türkçe

Deyim Aktarması (Kişileştirme ve Doğallaştırma) — KPSS Türkçe Konu Anlatımı

🔑 Deyim aktarması: Bir varlığa ya da kavrama özgü bir niteliğin, aralarında kurulan örtük bir benzetme sayesinde başka bir varlığa yüklenmesidir. Ad aktarmasında benzerlik aranmazken deyim aktarması tamamen benzetmeye dayanır; ancak benzetme açıkça söylenmez, "gibi" sözcüğü kullanılmaz, yalnızca özellik aktarılır.

"Rüzgâr bütün gece pencereleri öfkeyle dövdü." cümlesinde rüzgâr, öfkelenip kapıyı yumruklayan bir insana benzetilmiştir; ama "insan gibi" denmemiş, insana özgü öfke ve dövme eylemi doğrudan rüzgâra verilmiştir. Bu örtük benzetme, sözcüklerin gerçek anlamlarından uzaklaşmasına yol açar; dolayısıyla deyim aktarması da mecaz anlam üretmenin bir yoludur.

⚠️ Önemli: Adındaki "deyim" sözcüğü yanıltmasın: Deyim aktarması, kalıplaşmış söz öbekleri olan deyimlerle ilgili değildir. Buradaki "deyim" sözcüğü "söz, deyiş" anlamına yakın düşünülmelidir; sanatın adı, bir sözün benzetme yoluyla başka bir kavrama aktarılmasını anlatır. Bir cümlede deyim aktarması bulunması için o cümlede bir deyim geçmesi gerekmez.

Aktarmanın Yönleri

Deyim aktarmasında asıl soru, özelliğin nereden alınıp nereye verildiğidir. Varlıkları kabaca "insan" ve "insan dışı doğa (hayvanlar, bitkiler, doğa olayları, cansız nesneler)" diye iki alana ayırdığımızda üç ana yön ortaya çıkar. Dördüncü bir yol olan duyular arası aktarma, ayrı bir alt konu olarak işlendiği için burada yalnızca anılmıştır.

İnsan dışındaki varlığa insan özelliği vermek: Kişileştirme

Bitkilere, hayvanlara, doğa olaylarına ya da eşyaya insana özgü duygu, düşünce ve davranışlar yüklenir. Edebiyattaki adı teşhistir. Bu varlıklar bir de konuşturulursa ortaya "konuşturma" (intak) sanatı çıkar; masallar ve fabller bu iki sanatın en bilinen örnekleridir.

İnsana doğadan özellik vermek: Doğallaştırma

Bu kez yön tersine döner: Hayvanlara, bitkilere ya da doğa olaylarına ait bir özellik insana aktarılır. Bu kullanım günlük dilde o kadar yaygındır ki çoğu zaman bir sanat olduğu fark edilmez:

Doğadaki bir varlığın özelliğini başka bir doğa varlığına vermek

İnsan hiç işin içine girmeden, doğadaki bir varlığa ait özellik başka bir doğa varlığına aktarılır. Bu yön sınavda en çok karıştırılan yöndür, çünkü cümlede insan yoktur ama yine de bir aktarma vardır:

💡 Bilgi: Kişileştirmeyi doğa içi aktarmadan ayırırken eylemin gerçekte kime ait olduğunu belirleyin. "Kurtlar uludu" gerçek bir anlatımdır; "fırtına uludu" denildiğinde ise hayvana özgü bir ses doğa olayına verilmiştir. Bu aktarmada insan bulunmadığı için kişileştirme değil, doğadan doğaya aktarmadır. Yön belirlemek için her zaman "bu eylem ya da özellik asıl olarak kime aittir?" sorusunu sorun.

Yön Tespiti İçin Karşılaştırma

⚖️ Özellik nereden nereye gidiyor?
İnsandan doğaya (kişileştirme): "Rüzgâr pencerede inledi." → inlemek insana ait, rüzgâra verilmiş.
Doğadan insana (doğallaştırma): "Öfkeden kükredi." → kükremek aslana ait, insana verilmiş.
Doğadan doğaya: "Dalgalar kayaları kemirdi." → kemirmek hayvana ait, denize verilmiş.
Ad aktarması (karıştırılmamalı): "Salon sanatçıyı alkışladı." → salon insana benzetilmemiş; içindeki seyirciler kastedilmiş. Benzetme olmadığından deyim aktarması değildir.

Deyim aktarması, edebiyattaki istiare (eğretileme) sanatıyla da yakından ilişkilidir. Benzetmenin iki temel ögesinden yalnızca biri söylenip öbürünün bir özelliği verildiğinde kapalı bir benzetme oluşur. "Rüzgâr inledi" cümlesinde benzetilen (rüzgâr) söylenmiş, kendisine benzetilen (insan) söylenmemiş, yalnızca onun inleme özelliği aktarılmıştır. Bu nedenle kişileştirmeler çoğu zaman aynı zamanda kapalı istiaredir.

📌 KPSS'de sık çıkan: Bu konu sınavda iki biçimde sorulur: (1) "Numaralanmış cümlelerin hangi ikisinde insandan doğaya (ya da doğadan insana) aktarma yapılmıştır?" (2) "Aşağıdakilerin hangisinde aktarmanın yönü diğerlerinden farklıdır?" Seçeneklerde ad aktarması ve "gibi"li benzetmeler de çeldirici olarak bulunur.
🧠 Pratik bilgi: Deyim aktarmasını çözmenin yolu
  • Cümledeki eylemi ya da sıfatı bulun ve "bu asıl olarak kime aittir?" diye sorun.
  • Sonra "burada kime verilmiş?" diye sorun; iki cevap arasındaki ok, aktarmanın yönüdür.
  • "Gibi" sözcüğü açıkça varsa benzetme vardır; deyim aktarmasında benzetme gizlidir.
  • Söylenen varlık değil, onunla ilişkili başka bir varlık iş görüyorsa ad aktarmasıdır.

Çözümlü Örnekler

✏️ Örnek 1
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kişileştirme yapılmıştır?
A) Yaşlı kadının yüzü acıyla soldu.
B) Komutan, nöbetçiyi uyurken görünce kükredi.
C) Dalgalar kıyıdaki kayaları kemiriyordu.
D) Güneş, dağların ardından utana utana yüzünü gösterdi.
E) Haberi duyunca babam köpürdü.
Çözüm: D. Utanmak insana özgü bir duygudur; D'de bu duygu güneşe verilmiştir. Bu, insandan doğaya aktarma yani kişileştirmedir. A, B ve E'de doğaya ait özellikler (solmak, kükremek, köpürmek) insana aktarılmıştır; C'de ise hayvana özgü kemirme eylemi denize verilmiştir (doğadan doğaya).
✏️ Örnek 2
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde doğaya ait bir özellik insana aktarılmıştır?
A) Rüzgâr bütün gece pencerede inledi.
B) Haberi duyunca babam köpürdü.
C) Dalgalar kıyıdaki kayaları kemiriyordu.
D) Ağaçlar, kışın soğuğuna sessizce direniyordu.
E) Duvardaki eski saat yorgun yorgun öksürüyordu.
Çözüm: B. Köpürmek, kaynayan suya ya da dalgalanan denize özgü bir durumdur; B'de bu özellik insanın öfkesini anlatmak için kullanılmıştır. A, D ve E'de insana özgü özellikler doğaya ve eşyaya verilmiş (kişileştirme), C'de ise doğadan doğaya aktarma yapılmıştır.
✏️ Örnek 3
I. Şimşekler gökyüzünü pençeledi.
II. Yaşlı adamın yüzü kederle soldu.
III. Rüzgâr kapıyı öfkeyle yumrukluyordu.
IV. Komutan, askerlere kükredi.
V. Dalgalar kıyıdaki kayaları kemiriyordu.

Numaralanmış cümlelerin hangi ikisinde doğadan doğaya aktarma yapılmıştır?
A) I ve II
B) II ve III
C) III ve IV
D) IV ve V
E) I ve V
Çözüm: E. I'de yırtıcı hayvanlara özgü pençeleme şimşeklere, V'te fareye özgü kemirme dalgalara verilmiştir; iki cümlede de insan yoktur, özellik doğadan doğaya geçmiştir. II ve IV'te doğaya ait özellikler (solmak, kükremek) insana aktarılmış; III'te insana özgü öfke ve yumruklama rüzgâra verilmiştir.
✏️ Örnek 4
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde aktarmanın yönü diğerlerinden farklıdır?
A) Yaşlı adamın yüzü acıyla soldu.
B) Rüzgâr bütün gece pencerede inledi.
C) Ağaçlar soğuğa sessizce direniyordu.
D) Güneş, bulutların arasından utana utana göründü.
E) Dalgalar kıyıya usulca sokuldu.
Çözüm: A. A'da bitkilere özgü "solmak" insana aktarılmıştır (doğadan insana). B, C, D ve E'de ise insana özgü inleme, direnme, utanma ve usulca sokulma davranışları doğaya verilmiştir (insandan doğaya). Yön farklı olduğu için A ötekilerden ayrılır.
✏️ Örnek 5
Deyim aktarmasıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?
A) Örtük bir benzetmeye dayanır.
B) İnsana ait bir özellik doğaya verildiğinde kişileştirme oluşur.
C) Bir cümlede deyim aktarması bulunması için o cümlede kalıplaşmış bir deyim bulunmalıdır.
D) Doğadaki bir varlığın özelliği başka bir doğa varlığına aktarılabilir.
E) Deyim aktarması da sözcüklerin mecaz anlam kazanma yollarından biridir.
Çözüm: C. Deyim aktarmasının adındaki "deyim" sözcüğü kalıplaşmış söz öbeklerini değil, "söz, deyiş" anlamını çağrıştırır. "Rüzgâr inledi" gibi bir cümlede hiçbir deyim yoktur ama deyim aktarması vardır. Diğer yargılar doğrudur.
Bu konunun testlerini çözmek ister misin?

Türkçe dersinin bu ünitesindeki testler üye olmadan da açık. Bütün üniteler, deneme sınavları ve sana özel çalışma programı için ücretsiz üye ol.

Üye olmadan dene / Üye ol