Üye Ol

Ana sayfa › Konu anlatımları › Türkçe

Eş Sesli (Sesteş) Sözcükler — KPSS Türkçe Konu Anlatımı

🔑 Eş sesli (sesteş) sözcükler: Yazılışları ve söylenişleri tıpatıp aynı olduğu hâlde anlamları arasında hiçbir bağ bulunmayan sözcüklerdir. Bunlar aslında aynı sözcüğün farklı anlamları değil, tesadüfen aynı ses dizisine sahip olmuş ayrı sözcüklerdir: kır (saçtaki beyazlık) / kır (şehir dışındaki açık arazi) / kır- (parçalamak).

Sesteşlik, bir dilde ses sayısının sınırlı, kavram sayısının ise sınırsız olmasının doğal bir sonucudur. Farklı köklerden gelen, farklı dillerden alınan ya da farklı yollarla türetilen sözcükler zamanla aynı biçime ulaşabilir. Örneğin içtiğimiz "çay" Doğu dillerinden alınmıştır; köyün yanından akan küçük akarsu anlamındaki "çay" ise Türkçenin kendi sözcüğüdür. İki sözcük yan yana yazıldığında aynı görünür, ama tarihleri ve anlamları bütünüyle ayrıdır.

Sesteş Sözcüklerin Görünümleri

Yalın hâlde sesteşlik

Sözcükler hiçbir ek almadan aynı biçimdedir:

Bu örneklerin dikkat çekici bir yanı vardır: Sesteş sözcükler çoğu zaman farklı türlerdendir. Biri ad, öteki fiil kökü ("gül" / "gül-"); biri sayı, öteki eylem ("bin" / "bin-") olabilir. Tür farkı, iki sözcüğün birbirinden bağımsız olduğunu gösteren güçlü bir ipucudur.

Ek almış hâlde sesteşlik

İki farklı sözcük, aldıkları eklerle aynı biçime ulaşabilir. Bu tür sesteşlik, soru çözerken daha kolay gözden kaçar, çünkü sözcüğün kökü ilk bakışta görünmez:

💡 Bilgi: Halk edebiyatında maniler büyük ölçüde sesteş sözcüklerin oyunu üzerine kurulur. Aynı ses dizisinin dize sonlarında farklı anlamlarla kullanılmasına edebiyatta "cinas" denir ve bu yolla kurulan uyaklara "cinaslı uyak" adı verilir. Sesteşlik, sınavın anlam sorularında bir tuzak; şiirde ise bilinçli bir söz oyunudur.

Düzeltme İşaretli Çiftler Sesteş Değildir

Bazı sözcük çiftleri yazıda neredeyse aynı görünür, ama birinde düzeltme işareti (^) bulunur. Bu işaret ünlünün uzun okunduğunu ya da kendinden önceki ünsüzün ince söylendiğini gösterir; yani iki sözcüğün söylenişi farklıdır. Sesteşlik hem yazılışın hem söylenişin aynı olmasını gerektirdiği için bu çiftler sesteş sayılmaz:

⚠️ Önemli: Düzeltme işaretinin yazıda gösterilmemesi sözcükleri sesteş yapmaz. Bir metinde işaret unutulmuş olsa bile söyleyiş farkı devam eder. Sınav sorularında bu çiftler, sesteş çiftlerin arasına çeldirici olarak sıkça yerleştirilir.

Sesteşlik mi, Çok Anlamlılık mı?

Bu konunun en kritik ayrımı budur. Çok anlamlı bir sözcüğün anlamları, birbirinden ne kadar uzaklaşmış görünse de bir akrabalık taşır: "Koşarken dili ısırıldı." (organ), "Hukuk dilini bilmeyen sözleşmeyi anlayamaz." (bir alana özgü anlatım), "Yazarın dili sade ve akıcı." (üslup) cümlelerindeki üç "dil", konuşmayı sağlayan organdan hareketle birbirine bağlanır. Sesteş sözcüklerde ise böyle bir köprü kurulamaz: "Yaz mevsimi" ile "mektup yaz-" arasında hiçbir anlam ilişkisi yoktur.

⚖️ İki ayrı ilişki
Çok anlamlı sözcük: Tek bir sözcüktür; anlamları ortak bir çekirdekten dallanır. "Ağacın dalı" ile "bilimin dalı" arasında "bir bütünden ayrılan kol" fikri ortaktır.
Sesteş sözcükler: İki ya da daha fazla ayrı sözcüktür; ortak olan yalnızca ses ve yazımdır. "Ağacın dalı" ile "düşünceye dal-" arasında hiçbir anlam bağı yoktur.
Düzeltme işaretli çift: Yazımları neredeyse aynı, söylenişleri farklıdır; sesteş değildir: "alem" / "âlem".

Ayrımı yaparken kendinize şu soruyu sorun: "Bu iki anlamdan birini ötekinden türetebilir miyim?" Cevap evetse çok anlamlılık, hayırsa sesteşlik vardır. Sözlükler de bu ayrımı gözetir: Çok anlamlı sözcüğün anlamları tek madde altında numaralanır; sesteş sözcükler ise ayrı maddeler olarak, çoğu zaman "I, II" gibi işaretlerle verilir.

📌 KPSS'de sık çıkan: Bu konudaki sorular genellikle şöyledir: (1) Cümle çiftlerinden hangisinde koyu yazılmış sözcüklerin sesteş olduğu, (2) Altı çizili sözcüklerden hangisinin sesteşinin bulunmadığı, (3) Bir sözcüğün beş kullanımından hangisinin ötekilerle anlam ilişkisi taşımadığı. Çeldiricilerde neredeyse her zaman bir çok anlamlı sözcük ve bir düzeltme işaretli çift bulunur.
🧠 Pratik bilgi: Sesteşliği tanımanın yolları
  • Köprü testi: İki anlam arasında bir ilişki cümlesi kurabiliyorsanız ("ikisi de ...") sesteş değildir.
  • Tür testi: Biri ad, biri fiil kökü ise sesteşlik olasılığı yüksektir ("gül" / "gül-").
  • Ek ayıklama: Sözcüğün eklerini atıp kökü bulun; iki ayrı kök çıkıyorsa ek almış sesteşlik vardır ("sorun" / "sor-un").
  • İşaret testi: Çiftlerden birinde düzeltme işareti varsa sesteş saymayın.

Çözümlü Örnekler

✏️ Örnek 1
Aşağıdaki cümle çiftlerinin hangisinde koyu yazılmış sözcükler sesteştir?
A) Bu yaz tatile çıkamadık. / Adını defterin kapağına yaz.
B) Çocuğun gözü kızarmış. / İğnenin gözüne ipliği geçiremedi.
C) Dün gece çok kar yağdı. / Bu satıştan iyi kâr ettik.
D) Masanın ayağı sallanıyor. / Koşarken ayağı burkuldu.
E) Sıcak çorba bizi ısıttı. / Bizi sıcak bir ilgiyle karşıladılar.
Çözüm: A. A'da birinci "yaz" mevsim adı, ikinci "yaz" ise "yazmak" eyleminin emir biçimidir; aralarında hiçbir anlam bağı olmadığı için sesteştir. B ve D'de organ adının nesneye aktarılması (çok anlamlılık), E'de gerçek-mecaz ilişkisi vardır. C'deki "kar / kâr" çiftinde söyleniş farklı olduğundan sesteşlik aranmaz.
✏️ Örnek 2
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde koyu yazılmış sözcük, ötekilerden farklı bir sözcüktür?
A) Asıl sorun bütçenin yetersiz olması.
B) Bu sorunu kimse çözemedi.
C) Sorunlarımızı birlikte konuşalım.
D) Aklınıza takılanları bana sorun.
E) Sorunun kaynağını bulmadan çözüm aranmaz.
Çözüm: D. D'deki "sorun", "sormak" eyleminin ikinci çoğul kişi emir biçimidir (sor-un). Diğer seçeneklerde ise "problem, mesele" anlamındaki ad kullanılmıştır. Kökleri ayrı olan iki sözcük, ek alarak aynı biçime ulaştığı için ek almış sesteşlik söz konusudur.
✏️ Örnek 3
Aşağıdaki sözcük çiftlerinden hangisi sesteş sözcüklerden oluşur?
A) alem (bayrak) – âlem (dünya)
B) dolu (içi boş olmayan) – dolu (buz taneleri hâlinde yağış)
C) dahi (bile) – dâhi (üstün zekâlı)
D) şura (şu yer) – şûra (danışma kurulu)
E) aşık (bir kemik) – âşık (seven kişi)
Çözüm: B. "Dolu" sözcüğünün iki kullanımı hem yazılış hem söyleniş bakımından aynıdır ve aralarında anlam ilişkisi yoktur; bu yüzden sesteştir. Diğer çiftlerde düzeltme işareti ünlünün uzun ya da ünsüzün ince söylendiğini gösterir; söyleniş farklı olduğundan sesteşlik aranmaz.
✏️ Örnek 4
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde koyu yazılmış sözcük, ötekilerle anlam ilişkisi bulunmayan sesteş bir sözcüktür?
A) Rüzgâr ağacın en kalın dalını kırdı.
B) Tıbbın hangi dalında uzmanlaşacağına karar veremedi.
C) Kitabı okurken derin düşüncelere daldı.
D) Ailenin bu dalı yıllar önce başka bir şehre göç etmiş.
E) Serçeler akşam olunca dallara konardı.
Çözüm: C. C'deki sözcük "dalmak" eyleminden türemiştir (dal-dı) ve ağaç dalıyla hiçbir anlam ilişkisi yoktur; bu nedenle sesteştir. A ve E'de ağacın kolu (gerçek anlam), B'de bir bilimin alt bölümü, D'de soy ağacının bir kolu anlatılır. B ve D, "bir bütünden ayrılan kol" fikriyle gerçek anlama bağlandığı için çok anlamlılık örneğidir.
✏️ Örnek 5
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "çay" sözcüğü ötekilerin sesteşi olarak kullanılmıştır?
A) Kahvaltıda iki bardak çay içti.
B) Çayın demini iyi ayarlamak ustalık ister.
C) Doğu Karadeniz'de çay hasadı başladı.
D) Misafirlere taze demlenmiş çay ikram ettiler.
E) Köyün yanından geçen çay bahar yağmurlarıyla taştı.
Çözüm: E. E'deki "çay", küçük akarsu anlamında ayrı bir sözcüktür; içecek olan çayla ne kökeni ne anlamı bakımından bir bağı vardır. A, B, C ve D'de ise bitki ve ondan yapılan içecek anlatılır; bu kullanımlar birbirine bağlıdır.
Bu konunun testlerini çözmek ister misin?

Türkçe dersinin bu ünitesindeki testler üye olmadan da açık. Bütün üniteler, deneme sınavları ve sana özel çalışma programı için ücretsiz üye ol.

Üye olmadan dene / Üye ol