Üye Ol

Ana sayfa › Konu anlatımları › Türkçe

Mecaz Anlam — KPSS Türkçe Konu Anlatımı

🔑 Mecaz anlam: Bir sözcüğün, bir benzerlik ya da bir ilişki yoluyla gerçek anlamının çok uzağına düşerek cümlede kazandığı yeni anlamdır. Mecaz kullanımda sözcüğün somut karşılığı artık cümleye oturmaz; sözcük bir duyguyu, bir tavrı, bir yargıyı ya da soyut bir durumu anlatmak için ödünç alınmıştır. Bu yüzden mecaz anlamlı sözcükler büyük çoğunlukla soyut bir anlam taşır.

"Bu haber hepimizi yıktı." cümlesinde ortada yıkılan bir duvar yoktur; "yıkmak" eylemi derin bir üzüntüyü anlatmak için kullanılmıştır. Sözcüğün gerçek anlamı (bir yapıyı yere indirmek) cümleye yerleştirildiğinde anlam bozulur; işte bu bozulma, mecazın en güvenilir işaretidir.

Mecaz Nereden Beslenir?

Mecaz, rastgele bir anlam kayması değildir; sözcüğü yeni anlamına taşıyan bir köprü her zaman vardır. Bu köprü ya bir benzetme ya da benzetme içermeyen bir ilgi (ilişki)dir. Ünitenin ilerleyen alt konularında ayrıntılı incelenecek olan aktarma türleri, aslında mecaz anlamın üretildiği atölyelerdir:

Bu tablo bir şeyi açıkça gösterir: Mecaz anlam tek bir sanat değil, birçok söz sanatının ortak ürünüdür. Dolayısıyla bir cümlede kişileştirme, ad aktarması ya da deyim tespit ettiğinizde, o cümlede gerçek anlamın dışına çıkıldığını da kesin olarak söyleyebilirsiniz.

Hangi Sözcükler Daha Kolay Mecazlaşır?

Eylemler

Fiiller mecaza en açık sözcük türüdür, çünkü fiziksel bir hareketi anlatan bir eylem, aynı hareketin ruhsal karşılığını anlatmaya çok uygundur. "Kırmak, yıkmak, sarsmak, yakmak, burkmak, dökülmek, çözülmek" gibi eylemler günlük konuşmada gerçek anlamlarından çok mecaz anlamlarıyla duyulur: "Sözleriyle annesinin kalbini kırdı.", "Yıllar sonra o eve dönmek içini burktu."

Sıfatlar

Ölçü, ısı, tat ve sertlik bildiren sıfatlar (ağır, hafif, sıcak, soğuk, tatlı, acı, kuru, yumuşak) insan davranışlarını ve durumları nitelemeye sıkça taşınır: "kuru bir teşekkür" ilgisiz ve isteksiz bir teşekkürdür, "acı bir gerçek" üzüntü veren bir gerçektir. Bu sıfatların bir kısmı mecazlaşırken bir duyudan başka bir duyuya da geçer; o durumda duyular arası aktarma ile mecaz birlikte bulunur.

Adlar

İsimler de mecazlaşabilir, ama genellikle bir benzetmenin parçası olarak: "Onun sözleri yüreğime bir bıçak gibi saplandı." cümlesinde "bıçak" bir nesneyi değil sözün acıtan etkisini anlatır. "Bu çocuk evin neşesidir, gerçek bir güneş." cümlesinde de "güneş" ışık kaynağı değil, çevresine sevinç saçan kişi anlamındadır.

Gerçekten Mecaza: Bir Sözcüğün Yolculuğu

"Erimek" fiilini izleyelim. "Güneşte buzlar eridi." cümlesinde katı bir maddenin sıvılaşması anlatılır; bu gerçek anlamdır. "Mahcubiyetten yerin dibine girip eridi." dendiğinde artık ortada sıvılaşan bir madde yoktur; utancın kişiyi küçültüp yok edecek gibi olması anlatılır. "Uzun hastalık onu eritti." cümlesinde ise zayıflamak, güçten düşmek anlamı vardır. Üç kullanımda da "azalarak yok olma" fikri korunur ama son iki cümlede bu fikir artık bir maddeye değil insanın ruh ve beden hâline uygulanmıştır.

Bu yolculuk, mecazla yan anlam arasındaki farkı da gösterir: Yan anlamda sözcük somut bir varlıktan yine somut bir varlığa geçer, mecazda ise somuttan soyuta ya da bir varlık alanından bambaşka bir alana sıçrar.

⚖️ Mecazı komşularından ayırmak
Mecaz – Yan anlam: Yan anlamda bağ görünür ve sonuç somuttur ("çaydanlığın ağzı"); mecazda bağ zayıflar, sonuç çoğunlukla soyuttur ("ağzı sıkı biri": sır saklayan).
Mecaz – Deyim: Mecaz tek bir sözcükte gerçekleşebilir ("kuru teşekkür"); deyim ise en az iki sözcükten oluşan kalıplaşmış bir öbektir ve bütün olarak anlam taşır ("ince eleyip sık dokumak": çok titiz davranmak).
Mecaz – Terim: Terim, bir alanda tanımı net bir kavramdır ve kişiden kişiye değişmez ("açı" geometride); mecaz ise yoruma açık, çağrışıma dayalı bir anlamdır ("farklı bir pencereden bakmak").
⚠️ Önemli: Mecazı yalnızca "soyut" diye ezberlemek tuzak kurar. "Bu çocuk tam bir kurt!" cümlesinde "kurt" bir hayvanı değil, kurnaz ya da işini bilen birini anlatır; kişi somut olduğu hâlde sözcük mecazdır. Belirleyici olan somut-soyut ayrımı değil, sözcüğün gerçek anlamının cümleye uyup uymadığıdır.
💡 Bilgi: Paragraf sorularında altı çizili olarak verilen ve kalıplaşmamış söz öbekleri de çoğunlukla mecazlıdır. Bu öbekleri yorumlarken öbeğin önce gerçek anlamını, sonra paragrafın bağlamına oturan mecaz anlamını düşünmek, ardından seçeneklerde bu ikinci anlamı aramak gerekir. Bu işleme söz öbeği yorumlama denir; ayrıntısı "Deyimler" alt konusunda ele alınmıştır.

Örnek Kullanımlar

📌 KPSS'de sık çıkan: Mecaz soruları üç biçimde gelir: (1) Bir sözcüğün beş cümledeki kullanımından mecaz olanı (ya da gerçek olanı) bulma. (2) İki cümlede aynı sözcüğün önce gerçek sonra mecaz kullanıldığı çifti bulma. (3) Paragrafta altı çizili bir sözün ya da söz öbeğinin metne kattığı anlamı seçme. Üçüncü tür, sözcükte anlam ile paragraf bilgisinin kesiştiği yerdir ve son yıllarda daha sık görülür.
🧠 Pratik bilgi: Mecazı yakalamanın üç adımı
  • Sözcüğün gerçek anlamını cümleye koyun; cümle saçmalaşıyorsa mecaz vardır.
  • Sözcüğün yerine geçebilecek bir başka sözcük bulun ("yıktı" → "çok üzdü"); bulduğunuz sözcük soyut bir durumu anlatıyorsa mecaz kesinleşir.
  • Öznenin ne olduğuna bakın: Fiziksel bir eylemi yapan şey bir "haber, söz, karar, olay" gibi soyut bir kavramsa eylem büyük olasılıkla mecazdır.

Çözümlü Örnekler

✏️ Örnek 1
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "kırmak" sözcüğü mecaz anlamıyla kullanılmıştır?
A) Mutfakta elinden kayan bardağı kırdı.
B) Düşüncesizce söylediği sözlerle annesinin kalbini kırdı.
C) Kış için kesilen odunları balta ile kırdılar.
D) Rüzgâr bahçedeki genç fidanın dalını kırmış.
E) Kayak yaparken düşüp bileğini kırdı.
Çözüm: B. B'de kırılan fiziksel bir nesne değildir; "kalbini kırmak" "gücendirmek, üzmek" anlamına gelir. Somut eylem bir duygu durumunu anlatmak için kullanıldığından mecaz anlam vardır. A, C, D ve E'de kırılan şeyler (bardak, odun, dal, bilek) somuttur ve eylem gerçek anlamdadır.
✏️ Örnek 2
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "kuru" sözcüğü mecaz anlamıyla kullanılmıştır?
A) Sonbaharda bahçedeki kuru yaprakları topladık.
B) Güneşte bıraktığımız çamaşırlar öğleye kadar kurumuştu.
C) Kışlık olarak birkaç kilo kuru üzüm aldı.
D) Yolculukta yalnızca kuru ekmekle idare ettik.
E) Verdiğimiz emeğe yalnızca kuru bir teşekkürle karşılık verdi.
Çözüm: E. E'de "kuru", nem bakımından değil duygu bakımından bir eksikliği anlatır: içtenlikten uzak, yalnızca görev gereği yapılan bir teşekkür. Sözcüğün gerçek anlamı (nemi, suyu olmayan) cümleye uymadığından mecaz anlam söz konusudur. Diğer seçeneklerde gerçek anlam korunmuştur.
✏️ Örnek 3
Aşağıdaki cümle çiftlerinin hangisinde koyu yazılmış sözcük önce mecaz, sonra gerçek anlamıyla kullanılmıştır?
A) Bu kayıp onu yıllarca yaktı. / Kış gecesi sobayı erkenden yaktık.
B) Ocaktaki çaydanlık kaynıyordu. / Haksızlığı görünce kanı kaynadı.
C) Çocuk buzda kaydı. / Kar yağınca kamyon da yolda kaydı.
D) Bu sözler içime dokundu. / Onun tavrı gururuma dokundu.
E) Bıçak elini kesti. / Hakem, oyunu kesip sarı kart gösterdi.
Çözüm: A. A'da "yakmak" ilk cümlede derin acı vermek (mecaz), ikinci cümlede ateşi tutuşturmak (gerçek) anlamındadır; sıra soru köküyle örtüşür. B ve E'de sıra terstir (önce gerçek, sonra gerçek dışı); C'de iki kullanım da gerçek, D'de ikisi de mecazdır.
✏️ Örnek 4
Gölün (I) kıyısına kurduğumuz çadırdan sabah (II) erkenden çıktık. (III) Sisin arasından süzülen ışık suyun yüzeyinde parlıyordu. Bu manzara, şehirde (IV) kararan ruhumuza ilaç gibi geldi. Ardından ateşi yakıp (V) kahvaltımızı hazırladık.

Bu parçada numaralanmış sözcüklerden hangisi mecaz anlamıyla kullanılmıştır?
A) I
B) II
C) III
D) IV
E) V
Çözüm: D. "Kararmak" sözcüğünün gerçek anlamı ışığın azalıp rengin koyulaşmasıdır. Parçada ise "ruh" gibi soyut bir varlığın kederlenmesi, umudunu yitirmesi anlatılmaktadır; bu nedenle mecaz anlam vardır. Kıyı, erken, sis ve kahvaltı sözcükleri gerçek anlamlarıyla kullanılmıştır.
✏️ Örnek 5
Yeni müdür, göreve başladığı ilk hafta bütün birim sorumlularını toplayıp herkesin önüne aynı haritayı serdi. O günden sonra kimse kendi bildiği yönde yürümedi; ekip, yıllardır göremediği bir uyum yakaladı.

Bu parçada koyu yazılmış sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Çalışanların görev yerlerini değiştirmek
B) Kurumun geçmişteki hatalarını tek tek sıralamak
C) Ekibe ortak bir hedef ve izlenecek yolu göstermek
D) Toplantıları daha düzenli ve sık yapmak
E) Birimler arasında rekabeti artırmak
Çözüm: C. Parçada gerçek bir harita söz konusu değildir; "aynı haritayı sermek" mecazlı bir söz öbeğidir. Sonraki cümlede "kimse kendi bildiği yönde yürümedi" ve "uyum" ifadeleri, herkese ortak bir hedefin ve yolun gösterildiğini doğrular. Kalıplaşmamış söz öbeklerinde anlam, bağlamdaki bu tür ipuçlarıyla bulunur.
✏️ Örnek 6
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde mecaz anlamlı bir sözcük kullanılmamıştır?
A) Öğretmenin sert bakışı bütün sınıfı susturdu.
B) Komşumuz bahçedeki çitleri yeşile boyadı.
C) Bu roman beni gerçekten derinden sarstı.
D) Fiyatlar son birkaç ayda adeta uçtu.
E) Uzun yolculuğun ardından üzerine tatlı bir yorgunluk çöktü.
Çözüm: B. B'deki bütün sözcükler (komşu, bahçe, çit, yeşil, boyamak) gerçek anlamdadır. A'da "sert" bakışı, C'de "sarsmak" duygusal etkiyi, D'de "uçmak" hızlı artışı, E'de "tatlı" ve "çökmek" yorgunluğun niteliğini anlatan mecaz kullanımlardır.
Bu konunun testlerini çözmek ister misin?

Türkçe dersinin bu ünitesindeki testler üye olmadan da açık. Bütün üniteler, deneme sınavları ve sana özel çalışma programı için ücretsiz üye ol.

Üye olmadan dene / Üye ol